Bu yaz uzunca bir deniz tatilim oldu, bir ay boyunca hemen her gün sahildeydim. Bu da demek oluyor ki bolca insan tanıma ve gözlemleme fırsatım oldu...
Otoparkta yer meselesine annemin üstüne arabasını süren kadını da, "eşyalarınız güneşte kalmıştı gölgeye çektim çayınızdan da bir bardak aldım helal edin" diyen hala temiz ve samimi kalmış amcayı da tanıdım.
Kendine güvenen oldukça sosyal çocuklar da vardı bu insanların içinde. Kendinden emin bir şekilde yanıma gelerek tokasını çıkarmamı rica eden ardından benimle tanışıp teşekkür ederek giden Defne gibi...
Bir de benimle oynamak isteyen fakat bir taraftan da çekinen ve ismini sorduğumda "ben tanımadığım insanlarla konuşmuyorum" cevabını verecek kadar korkutulmuş (maalesef haklı olarak) ismini öğrenemediğim küçük dostum...
Tuvalet için sırada beklerken "buralı mısın sen, nerede yaşıyorsun" diye lafa girerek sohbet etmek isteyen 12 yaşındaki kız çocuğu da vardı
Daha konuşamayacak kadar küçük olup paytak paytak yürüyerek yanıma gelen ve elindeki taşı bana hediye eden minik oğlan çocuğu da...
Çok şey düşündüm onlar hakkında, sorular vardı cevaplarını bulamadığım ama en üzücüsü şuydu; "ah be çocuklar nasıl koruyacağız sizi?"
Daha birkaç gün önce gözlerinin önünde babası tarafından annesi öldürülen kız çocuğunu ve o anneyi koruyamamışken...