Küçük bir kız çocuğu olarak kalmak isterdim.
Tek derdi annesini taklit edip babasından ilgi görmek olan,
Kaygıdan, korkudan uzak, ölüm nedir bilmeden,
Kaybetme korkusunu her daim içinde hissetmeyen bir kız çocuğu...
Kafasında binbir düşünceyle değil de yakında alınacak oyuncağın heyecanıyla uykuya dalan,
Sabahları bir önceki gecenin hüznünü gizlemek için maske takan değil de pembe tokalarını takan kız çocuğu olarak kalmak isterdim.
Üzüntüsünü saniyeler içinde oyuna dalıp unutabilen,
Her daim annesinin koynunda huzurlu hissedebilen,
Hiç bilmeden büyüdüğünde onu neler beklediğini yalnızca abla olmak için büyümek isteyen bir kız çocuğu olarak kalmak isterdim.
Annesinden göz yaşlarını değil de yediği çikolatanın ambalajını saklayan kız çocuğu olarak kalmak isterdim.
Daima güçlü gözükmesi gerektiği dayatılan, bu yüzden çoğunlukla içine ağlayan kadın değil de istediği her yerde umarsızca ağlayabilen kız çocuğu olarak kalmak isterdim.
Ama kalamadım ve büyüdüm. Dedemi, canımı, çocukluğumu kaybettim daha da büyüdüm. Büyüyorum...
Hoşgeldin! Ben İlay. Doğma büyüme Ankaralı, şu sıralar yüksek lisansını bitirip çalışma hayatına başlamış bir psikoterapistim. Bu blog ise bir süredir pek de yazmadığım ancak lise çağlarında başladığım biraz ondan biraz bundan ama çoğunlukla kendimden, canım ne isterse yazdığım yazılardan oluşuyor.
22 Nisan 2019 Pazartesi
20 Nisan 2019 Cumartesi
Yaş 18 Yaş 19 Hayat ve Nisan Hakkında...
Bu benim geçen sene bugün yazdığım 18 yaş yazım
Bu günden tam 18 yıl önce ben doğdum. İyi ki doğdum, ne güzel bir kadın oldum!
Bu yazı bloga yazdığım 3. doğum günü yazısı. Daha ne kadar birlikte oluruz bilmiyorum ama şimdiye kadar yazdıklarımı okuyan, beni hisseden herkese teşekkür ederim.
Her yeni yaş yeni hayaller, yeni insanlar, yeni bir ben demek aslında. 17 yaş bana çok şey kattı ama 18'den de beklentim büyük. Çok fazla hayallerim, planlarım var şimdiden sonrası için, hayatımın ikinci yarısına başlıyorum diyebilirim bu yüzden bu yıl dileğim elbette önce istediğim üniversiteyi kazanmak daha sonra da yapılacaklar listeme maksimum sayıda tik atmak!
Bu sene özellikle sevginin ne demek olduğunu daha iyi anladım. Sevmenin ve sevilmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu... Bu yüzdendir ki insanlara sevgimi daha çok belli etmeye, sık sık dile getirmeye, hem daha fazla hem de daha sağlıklı iletişim kurmaya çalışıyorum. Ayrıca kendimi daha iyi tanıdığım daha iyi kontrol edebildiğim bir yaş oldu.
On yedi yaş kendini bana ikinci yarıda sevdirdi on sekiz yaş umarım tamamında sevdirir.
Çok güzel insanlar girdi hayatıma. Hepinize sonsuz minnetarım. 💙
Bugün ise 19. yaş günüm. Fakat o çok sevdiğim nisan bu sefer yüzümü güldürmedi. Oldukça zor günler geçirdik, geçiriyoruz. Ankaradayım ve dedemi kaybettik. Buraya bambaşka planlarla gelecektim fakat hayat hiç ummadığı şeyler sunuyor insana. O yüzden demiş John Lennon "hayat sen başka planlar yaparken başına gelenlerdir" diye.
Yani on sekiz yaş tamamında sevdirecekken son dakika benden dedemi alıp götürdü. Şuan bununla sınanıyoruz. Herkeste olduğu gibi dedemin de ömrünün sonuna geldik. Diliyorum ki ruhu huzurlu hissetsin. Yattığı yerde mutlu olsun. Onu seviyor ve özlüyoruz...
Diyeceğim o ki planladığımız gibi gitmeyebiliyor hayat o yüzden an'ı yaşamak gerek yaşayabildiğimiz kadar.
19 yaş yazım sizlerle...
Bu yaşımda çokça düşüp kalktım, benden de bu beklenirdi zaten. Her kalktığımda zaferimi kutladım, kendimi sevdim, tebrik ettim.
Ailemden ayrı yaşamaya başladım, kendi ayaklarım üstünde durmayı öğrendim. Özlem çektim, gün saydım. Dik durdum, bazen eğildiğim de oldu. Yeni bir şehirde yaşamaya başladım bolca keşif yaptım. Kayboldum, yolumu buldum, kendimi buldum. Bazen kendimi kaybettiğim oldu bocaladım, yine bir yolunu buldum.
Dilediğim gibi bir üniversitede istediğim bölümü kazandım, ehliyet aldım. Güneşin doğuşunu ilk kez izledim. Mutluluktan sarhoş olmanın gerçek olduğunu hissettiğim bir sürü an oldu, evrene ve yanımdakilere teşekkür ettim.
Sorguladım, öğrendim, istedim, oldurdum, olduramadım. Sevindim, üzüldüm, lanet olsun dedim, canım sağolsun dedim.
Tutundum tutunduğum dal kırıldı yeniden tutundum
Güvendim karlar yağdı yeniden güvendim.
Yeni bir yaş yeni mutluluklar yeni göz yaşları yeni anılar yeni acılar...
Artık 19 deme vakti hoşgeldin!
Bu günden tam 18 yıl önce ben doğdum. İyi ki doğdum, ne güzel bir kadın oldum!
Bu yazı bloga yazdığım 3. doğum günü yazısı. Daha ne kadar birlikte oluruz bilmiyorum ama şimdiye kadar yazdıklarımı okuyan, beni hisseden herkese teşekkür ederim.
Her yeni yaş yeni hayaller, yeni insanlar, yeni bir ben demek aslında. 17 yaş bana çok şey kattı ama 18'den de beklentim büyük. Çok fazla hayallerim, planlarım var şimdiden sonrası için, hayatımın ikinci yarısına başlıyorum diyebilirim bu yüzden bu yıl dileğim elbette önce istediğim üniversiteyi kazanmak daha sonra da yapılacaklar listeme maksimum sayıda tik atmak!
Bu sene özellikle sevginin ne demek olduğunu daha iyi anladım. Sevmenin ve sevilmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu... Bu yüzdendir ki insanlara sevgimi daha çok belli etmeye, sık sık dile getirmeye, hem daha fazla hem de daha sağlıklı iletişim kurmaya çalışıyorum. Ayrıca kendimi daha iyi tanıdığım daha iyi kontrol edebildiğim bir yaş oldu.
On yedi yaş kendini bana ikinci yarıda sevdirdi on sekiz yaş umarım tamamında sevdirir.
Çok güzel insanlar girdi hayatıma. Hepinize sonsuz minnetarım. 💙
Bugün ise 19. yaş günüm. Fakat o çok sevdiğim nisan bu sefer yüzümü güldürmedi. Oldukça zor günler geçirdik, geçiriyoruz. Ankaradayım ve dedemi kaybettik. Buraya bambaşka planlarla gelecektim fakat hayat hiç ummadığı şeyler sunuyor insana. O yüzden demiş John Lennon "hayat sen başka planlar yaparken başına gelenlerdir" diye.
Yani on sekiz yaş tamamında sevdirecekken son dakika benden dedemi alıp götürdü. Şuan bununla sınanıyoruz. Herkeste olduğu gibi dedemin de ömrünün sonuna geldik. Diliyorum ki ruhu huzurlu hissetsin. Yattığı yerde mutlu olsun. Onu seviyor ve özlüyoruz...
Diyeceğim o ki planladığımız gibi gitmeyebiliyor hayat o yüzden an'ı yaşamak gerek yaşayabildiğimiz kadar.
19 yaş yazım sizlerle...
Bu yaşımda çokça düşüp kalktım, benden de bu beklenirdi zaten. Her kalktığımda zaferimi kutladım, kendimi sevdim, tebrik ettim.
Ailemden ayrı yaşamaya başladım, kendi ayaklarım üstünde durmayı öğrendim. Özlem çektim, gün saydım. Dik durdum, bazen eğildiğim de oldu. Yeni bir şehirde yaşamaya başladım bolca keşif yaptım. Kayboldum, yolumu buldum, kendimi buldum. Bazen kendimi kaybettiğim oldu bocaladım, yine bir yolunu buldum.
Dilediğim gibi bir üniversitede istediğim bölümü kazandım, ehliyet aldım. Güneşin doğuşunu ilk kez izledim. Mutluluktan sarhoş olmanın gerçek olduğunu hissettiğim bir sürü an oldu, evrene ve yanımdakilere teşekkür ettim.
Sorguladım, öğrendim, istedim, oldurdum, olduramadım. Sevindim, üzüldüm, lanet olsun dedim, canım sağolsun dedim.
Tutundum tutunduğum dal kırıldı yeniden tutundum
Güvendim karlar yağdı yeniden güvendim.
Yeni bir yaş yeni mutluluklar yeni göz yaşları yeni anılar yeni acılar...
Artık 19 deme vakti hoşgeldin!
8 Nisan 2019 Pazartesi
Nisan
Doğduğum ay olduğu için midir ya da sıcak havaları sevdiğimden mi bilmem nisanı çok severim. Eğer bir şeyler kötü gidiyorsa, nisan, güzel günlerin habercisidir benim için. Kendimi daha hafif, daha pozitif hissederim. İçim kıpır kıpır olur. Piknikler, kamplar -artık Antalya'da yaşadığım için- deniz kum güneş...
Yine nisan geldi, bahar geldi ve ben bir sevgi kelebeğine dönüştüm. Vize haftam olmasına rağmen oldukça enerjiğim. Nisan ayının planı şimdiden hazır ve ben hepsi için çok heyecanlıyım.
Teşekkür ederim evrene ve hayatımdaki herkese ♥️
Nisan kesinlikle benim ayım ✌️
Umarım sizler de keyiflisinizdir. Değilseniz de hadi kalkın ayol bahar geldi! :)
Yine nisan geldi, bahar geldi ve ben bir sevgi kelebeğine dönüştüm. Vize haftam olmasına rağmen oldukça enerjiğim. Nisan ayının planı şimdiden hazır ve ben hepsi için çok heyecanlıyım.
Teşekkür ederim evrene ve hayatımdaki herkese ♥️
Nisan kesinlikle benim ayım ✌️
Umarım sizler de keyiflisinizdir. Değilseniz de hadi kalkın ayol bahar geldi! :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)