Bugün itibariyle Akdeniz Üniversitesinde üçüncü haftama başladım. Bu süre nasıl geçti derseniz bolca karın ağrısı bolca heyecan bolca mutlu ama bolca da üzgün an ile geçti.
İlk gün ailem beni yurda yerlestirip gittiğinde henüz tam olarak bir şeyin farkında değildim. Ailemden ayrı vakit geçirmeye alışkın olduğumdan bu ayrılık da onlardan biriymiş sanki bir haftalığına tatile gelmişim gibi hissediyordum. Odamda yalnızdım oturup ağlamadım düşündüm hayal ettim ve buna benzer şeyler yaptım. Saatler ilerledikçe yalnızlık duygusu ağır geldi bir şeyler dank etmeye başladı ve beraberinde güvensizlik duygusu bastı. Herkes yabancıydı ve artık bu şehirde yapayalnızdım. Kitap okumak gibi şeyleri denesem de kafamı veremedim. Hala ağlayamıyordum ama boğazımda bir yumru vardı, bununla beraber karın ağrısı mide bulantısı...
Evet bu süreçte beni en çok zorlayan şey anksiyeteydi. Yaşadığınız her şeyi duble zorlukta yaşadığınızı düşünün. Çünkü sadece duygusal olarak değil bedensel olarak da savaşmak zorundasınız.
Saatler geçtikçe zorlaşıyordu kafamda bin türlü düşünce vardı (bir tanesi keşke Ankarada okusaydım) ama kendime hep şunu söyledim; dur her şey için çok erken daha bir şey görmedin.
Akşam yemeğinde oldukça keyifsiz ve yalnızdım birilerinin yanına oturmak istesem de kendimde o gücü bulamamıştım dokunsalar ağlayacaktım zaten anksiyetenin sebep olduğu mide bulantısı ile pek bir şey yemek mümkün olmamıştı. Adeta saatleri kovaladım ve ertesi günün güzel geçmesini dileyerek erkenden uyudum. Kalitesiz bir uykunun ardından sabah erkenden uyanıp güzelce hazırlanarak okula gittim. Evet bingo! İlk günüm gayet güzel geçti. Tanışma dersi yaptık kampüsü gezdik ve en önemlisi arkadaş edindim.
Yeni sınıf arkadaşlarımla geçirdiğim vaktin ardından yurda geri döndüm ama kendimi berbat hissetmeye yeniden başlamak anlamına geliyordu bu. Yine aynı duygularla baş ettikten sonra bir an önce sabah olmasını dileyerek uyudum.
Veeee aradan günler haftalar geçti her şey çok daha yoluna girdi ve ben kendimi buraya ait hissetmeye başladım. Daha ilk dersten bölümümü severek okuyacağımı anladım ve 'iyi ki' dedim :)
Hala sıkıntılar ve zorluklar fazlaca var ama burada gerçekten kendimi güçlü hissediyorum. Sorun çözmek ayaklarının üstünde durmak bence harika bir duygu. Arada tökezleyecegimi bilsem de bunu yaptığım için mutluyum. Bu süreçte asla unutmamaniz gereken şey hayat hiçbir zaman aynı gitmiyor. Düşmeler kalkmalar yeniden düşmeler hayat hep böyle. Siz sağlam kalmaya çalışın. En önemlisi kendinize inanın.
Son olarak da su akar yolunu bulur. Sevgiler :)
Hoşgeldin! Ben İlay. Doğma büyüme Ankaralı, şu sıralar yüksek lisansını bitirip çalışma hayatına başlamış bir psikoterapistim. Bu blog ise bir süredir pek de yazmadığım ancak lise çağlarında başladığım biraz ondan biraz bundan ama çoğunlukla kendimden, canım ne isterse yazdığım yazılardan oluşuyor.
9 Ekim 2018 Salı
15 Eylül 2018 Cumartesi
Yaz 2018 Balıkesir
Uzun bir aradan sonra buradayım. Sebebi tahmin edebileceğiniz üzere sınavdı. Hazırlanmak ne kadar zor ise sonrası da epey zormuş. Belirsizlikler stresli bekleyişler bitmek bilmedi. Hala da aynı durumdayım ama en azından istediğim bölümü ve okulu kazanmış olmanın mutluluğu içerisindeyim.
Bu yaz yine epey gezdim ve burası için güzel fotoğraflar çekip yazılar planladım fakat bir türlü oturup yazmak içimden gelmedi. Hala bazı sebeplerden dolayı keyifsizim ama bu gece hazır uykum kaçmışken geç de olsa bu yazıyı yazmak istedim. Umarım keyifle okur ve bol bol gezersiniz.
Öncelikle sinavdan bir hafta kadar sonra her yaz olduğu gibi Olympos Sheriff Pansiyondaydım. Bu seneyi farkli kılan Selin ile birlikte gitmemizdi ki bu tatili mükemmel kıldı. Bu yüzden önce ona tesekkur ediyorum. Sonra ise ailemle birlikte Balıkesir Çanakkale tarafinda bol gezmeli bir tatil yaptık. Çok yorucu olsa da epey yer görmüş olmanın mutluluğu ile döndüm.
İlk olarak Balıkesir Ören'de bir apartta kaldık. Kaldığımız yerden memnun kalmadığmız için ismini söylemeyeceğim. Aynı şekilde deniz de pek iyi değildi bu yüzden çevre yerlerde denize girdik. Açıkçası girdiğimiz hiçbir denizi tam olarak sevmedim. Sığ ve yosunlu oluşu kalabalık oluşu gibi faktörler beni mutsuz etti.
Yaklaşık 3 gün burada kaldık. İlk gün akşam ailemle Zeytinli'ye gittik. Denizin dibinde ayağınız kuma değerken kahvenizi içebileceğiniz veya bira midye yapabileceğiniz güzel kafeler vardı. Ayrıca standların ve dükkanların olduğu pazarımsı bir yeri de vardı. Fiyatların normal oluşu çok kalabalık ve turistik olmayışı hoşuma gitti. Geri kalan sürede Ayvalık merkez Cunda ve Şeytan Sofrasını gördük. Hepsine de hayran kaldığım için sizi fotoğraflarla baş başa bırakıyorum ve kesinlikle görmenizi tavsiye ediyorum.
Burası Zeytinli'de bahsettiğim kafelerden birinde otururken çektiğim gün batımı fotoğrafı
Cunda Sokakları ve Karadeniz Pastanesi (öneri)
Tabii Cunda'ya gitmişken balık yemeden olmaz. Bizim gittiğimiz yerin adını hatırlamıyorum ama ben Google puanına bakarak gitmiştim siz de öyle yapabilirsiniz.
Bu yaz yine epey gezdim ve burası için güzel fotoğraflar çekip yazılar planladım fakat bir türlü oturup yazmak içimden gelmedi. Hala bazı sebeplerden dolayı keyifsizim ama bu gece hazır uykum kaçmışken geç de olsa bu yazıyı yazmak istedim. Umarım keyifle okur ve bol bol gezersiniz.
Öncelikle sinavdan bir hafta kadar sonra her yaz olduğu gibi Olympos Sheriff Pansiyondaydım. Bu seneyi farkli kılan Selin ile birlikte gitmemizdi ki bu tatili mükemmel kıldı. Bu yüzden önce ona tesekkur ediyorum. Sonra ise ailemle birlikte Balıkesir Çanakkale tarafinda bol gezmeli bir tatil yaptık. Çok yorucu olsa da epey yer görmüş olmanın mutluluğu ile döndüm.
İlk olarak Balıkesir Ören'de bir apartta kaldık. Kaldığımız yerden memnun kalmadığmız için ismini söylemeyeceğim. Aynı şekilde deniz de pek iyi değildi bu yüzden çevre yerlerde denize girdik. Açıkçası girdiğimiz hiçbir denizi tam olarak sevmedim. Sığ ve yosunlu oluşu kalabalık oluşu gibi faktörler beni mutsuz etti.
Yaklaşık 3 gün burada kaldık. İlk gün akşam ailemle Zeytinli'ye gittik. Denizin dibinde ayağınız kuma değerken kahvenizi içebileceğiniz veya bira midye yapabileceğiniz güzel kafeler vardı. Ayrıca standların ve dükkanların olduğu pazarımsı bir yeri de vardı. Fiyatların normal oluşu çok kalabalık ve turistik olmayışı hoşuma gitti. Geri kalan sürede Ayvalık merkez Cunda ve Şeytan Sofrasını gördük. Hepsine de hayran kaldığım için sizi fotoğraflarla baş başa bırakıyorum ve kesinlikle görmenizi tavsiye ediyorum.
Burası Zeytinli'de bahsettiğim kafelerden birinde otururken çektiğim gün batımı fotoğrafı
Cunda Sokakları ve Karadeniz Pastanesi (öneri)
Tabii Cunda'ya gitmişken balık yemeden olmaz. Bizim gittiğimiz yerin adını hatırlamıyorum ama ben Google puanına bakarak gitmiştim siz de öyle yapabilirsiniz.
Cunda'da görebileceğiniz tarihi camiiler ve kiliseler var. İlk fotoğraf saatli camii ikinci fotoğraf ise Taksiyarhis kilisesinin içi
Şeytan Sofrası ise insanların gün batımını izlemeye gittiği bir yer. Biz de öyle yaptık ve epey keyif aldık.
Yaz 2018 Çanakkale
Tatilimizin devamında Küçükkuyu'da bir ev kiraladık. Bizim gittiğimiz tarihte (temmuz sonu) denizi oldukça güzeldi. Kucuk sevimli bir tatil yeriydi. Biz sevdik.
Burada kaldığımız süreçte de Assos'a Hasanboğuldu'ya ve Yeşilyurt köyüne gittik. Kadırga Koyunda denize girdik. Hepsi de oldukça güzel yerlerdi görmenizi tavsiye ederim. Yeşilyurttan zeytin zeytinyağı gibi ihtiyaçlarınızı alabilir Hasanboğuldu'da buz gibi suya girebilirsiniz. İşte fotoğraflar...
Burada kaldığımız süreçte de Assos'a Hasanboğuldu'ya ve Yeşilyurt köyüne gittik. Kadırga Koyunda denize girdik. Hepsi de oldukça güzel yerlerdi görmenizi tavsiye ederim. Yeşilyurttan zeytin zeytinyağı gibi ihtiyaçlarınızı alabilir Hasanboğuldu'da buz gibi suya girebilirsiniz. İşte fotoğraflar...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









