26 Şubat 2019 Salı

Bir küçük anksiyete meselesi

Saat sekiz. Yine atak geliyor. Müzik dinlemek, kitap okumak hangisi iyi gelir? Yok odaklanamıyorum. Duşa mı girsem? Ama bacaklarım titriyor. Ya bayılır düşer ve kafamı çarparsam. Hayır bunları aklımdan atmalıyım. Midem de bulanıyor, karnımda da bir ağrı. Şşş her şey yolunda derin nefes al. Yok nefes alamıyorum. Ya kontrolü kaybedersem? En yakın hastane nerede?
Dışarı çık. Çıktım ama titriyorum. Herkes bana mı bakıyor? Hayır, müziğe odaklan. Birisini mi arasam? Kime ne açıklama yapıcam? Anlamayacaklar...
Derin nefes almaya devam et. Geçiyor evet geçiyor...
Kısa mı sürdü ne?
Bunu da atlattık tamam.
Kalp krizi  geçirmedim, nefessiz de kalmadım. Ölmedim yani. Yine ölmedim. Anksiyete boktan ama ben çok güçlüyüm. Ben çok güçlüyüm. Ben çok güçlüyüm.
Tanıdık geldi mi?
Sen çok güçlüsün ve asla yalnız değilsin.

4 Şubat 2019 Pazartesi

Abant

Uzun zamandır buralarda yoktum biliyorum. Yine kendimi iyi hissetmediğim bir dönemdeydim. Şuan harika hissettiğimi söyleyemem ama daha iyiyim evet. Bana iyi gelen şeyleri kovalıyorum yalnızca.
Şimdi gelelim bugünün yazısına. Birkaç yıldır görmek istediğim Abant geçtiğimiz pazara kısmetmiş. Ailecek arabaya atlayıp Ankara'dan yaklaşık üç saat süren Abanta gittik. Doğada olmak çok iyi geldi. Bi' de uzun zamandır görmediğim kadar kar görmek. Güzel fotoğraflar çektim ama onları sona sakladım. Şimdi biraz Abanttan bahsedelim.
Giriş ücreti otomobil için 15 TL. Gittiğimiz dönemle alakalı olabilir belki ama aşırı bir kalabalık yoktu ve park sorunu yaşamadık. içeride oldukça özgürsünüz yalnızca yer ateşi yakmak yasak. Biz de mangalımızı alıp gittik ve hoşumuza giden bir yere kurulduk.
Tabii akşam yemeğinden önce göl etrafında kısa bir yürüyüş yaptık. Hava şansımıza çok guzeldi fakat güneş gittiğinde epey soğudu ve akşam yemeğinde üşüdük bunu dikkate almanızı öneririm. Onun dışında göl etrafinda gezi için faytonlar vardı ve bu hem üzücü hem de sinir bozucu bir durumdu. Ne zaman komple yasaklanacak şu faytonlar bilmiyorum ama acilen olmalı. Yürürken sürekli sağınızdan solunuzdan geçip sizi rahatsız etmeleri, her yere yayılmış at pisliği kokusunu bir kenara bırakalım bir de zavalli hayvanların o halini gormek hiç hoş değildi.
Biraz olumlu şeylerden bahsetmek gerekirse gözüme çarpan şey sık aralıklarla konulmuş çöp kovalarıydı. Bu benim için çok önemlidir ve etrafı temiz görmek beni mutlu etti. Onun dışında içeride minik bir pazar kurulu ve bir de tanıtım kulubesi mevcut buralara da göz atmanızı tavsiye ederim. Mangalla uğraşamayız ama bir akşam/öğle yemeği güzel olurdu derseniz yine restaurant ve ekmek arası satan yerler mevcut.
Tüm bunlarin dışında bir de kayak pisti varmış biz gitmedik ki bence gerek yoktu kendi kendinize poşetle kayıp eğleneceğiniz alanlar mevcut 😝
Ayrıca konaklamak için oteller ve kamp alanı da mevcut (kışın faal mi bilmiyorum)
Şimdilik benden bu kadar umarım faydalı bir yazı olmuştur. Benim icin de güzel bir anı oldu. Şimdi fotoğraflar...