Bugün Ankaralıların yakın bir zamanda tanıştığı Altınköy Açık Hava Müzesine, bir de biz görelim bakalım diyerek gittik. Burası 500 dönüm büyüklüğünde yapma bir köy. 1940, 50lerde Anadolu'nun köylerinde olan ne varsa yapmaya çalışmışlar. İçeride bir şeyler satın alabilmeniz için bol bol dükkanlar var. Taş fırından ekmek, yufka, ahşap oyan amcadan topaç, tahta kaşıklar, bakkaliyeden ev yapımı reçel, zeytin vs ürünleri ve daha fazlasını satın alabilirsiniz . Bunun dışında keçeden eşyalar ve at semeri yapımını görebileceğiniz dükkanlar, bir şeyler yiyip içebileceğiniz dükkanlar var. Tek katlı 2 odalı bir köy okulu da yapmışlar. Burası oldukça büyük bir yer olduğundan ve biz anneannem ve dedemle gittiğimizden her yeri gezemedik ama haritadan baktığım kadarıyla daha bir çok şey var. Üstelik içinde yer alan 3 tane de müze var ama maalesef biz oraları da gezemedik. Başka bir zaman detaylı gezmek için tekrar gideceğiz. Horozlar, ördekler de vardı ama insanlarla bu kadar iç içe olmaları beni rahatsız etti. Tabii ki kendi açımdan değil onların açısından. Çünkü kovalayan korkutan çocuklar vardı. Doğal yaşamlarından uzaklaştırılmışlar yani.
Üstelik şehrin merkezinde olması da ulaşım yönünden bir avantaj. Biz arabayla gittik ama otobüsler de var elbet. Konum olarak Beşikkaya mahallesi diye geçiyor.
Evet özellikle Ankara'da nefes almak için güzel bir yer olmuş. Eksileri elbet vardı ama gidilmeye görülmeye değer bir yer diye düşünüyorum. Fotoğraflarını ekleyeceğim, ayrıca sitesinden de bakıp bir sanal tur yapabilirsiniz. http://www.altinkoy.tc/?page_id=127
Hoşgeldin! Ben İlay. Doğma büyüme Ankaralı, şu sıralar yüksek lisansını bitirip çalışma hayatına başlamış bir psikoterapistim. Bu blog ise bir süredir pek de yazmadığım ancak lise çağlarında başladığım biraz ondan biraz bundan ama çoğunlukla kendimden, canım ne isterse yazdığım yazılardan oluşuyor.
19 Mayıs 2016 Perşembe
1 Mayıs 2016 Pazar
Blogda haftasonu-Heidi, Ahlatlıbel
Cumartesi öğleden sonra biri 4 diğeri 8 yaşındaki kuzenlerimle Heidi'ye gittik. Çekimler gayet güzeldi e hikaye zaten güzel dolayısıyla ben çok beğendim. Yalnız bence en az ilkokul yaşlarında izlenmeli. Çünkü 4 yaşındaki kuzenim korktuğunu söyledi (hayalet muhabbeti geçen bir sahnede). Ayrıca o yaştaki çocuklar daha hareketli, animasyon tarzı filmleri seviyorlar bu yüzden de biraz sıkıldı. (hatta bir ara uyudu) Ama bence ailecek izlenecek güzel bir film olmuş. Böylece ilk film tavsiyemi de vermiş olayım.
İkincisi ise Ankaralıların nefes alması için güzel bir park olan Ahlatlıbel'den geliyor. Bu pazar sabah kahvaltılıklarımızı alıp erkenden gittik. Yer bulamadığımızdan çimlere yayıldık ve güneşli havanın tadını çıkarttık. Şimdi içinde yer alan parkurdan bahsedeceğim size. Bir tarafta tırmanma duvarı zipline gibi şeylerin olduğu bir parkur ve hemen yanında da çocuklar için survivor havasında parkur düzenlenmiş. Parkurdakilerin güvenliğini alan tatlı ekibin içinde sevgili kuzenim Çiğdem de yer alıyor. Fotoğraflarını da ekleyeceğim ama bir haftasonu gidin görün derim. Hem çocuklar hem anne babalar eğlenebilir çünkü burada yaş, kilo sınırlaması yok. Duvara tırmanabilir veya zipline yapabilirsiniz :)
Keyifli haftasonları dilerim...
İkincisi ise Ankaralıların nefes alması için güzel bir park olan Ahlatlıbel'den geliyor. Bu pazar sabah kahvaltılıklarımızı alıp erkenden gittik. Yer bulamadığımızdan çimlere yayıldık ve güneşli havanın tadını çıkarttık. Şimdi içinde yer alan parkurdan bahsedeceğim size. Bir tarafta tırmanma duvarı zipline gibi şeylerin olduğu bir parkur ve hemen yanında da çocuklar için survivor havasında parkur düzenlenmiş. Parkurdakilerin güvenliğini alan tatlı ekibin içinde sevgili kuzenim Çiğdem de yer alıyor. Fotoğraflarını da ekleyeceğim ama bir haftasonu gidin görün derim. Hem çocuklar hem anne babalar eğlenebilir çünkü burada yaş, kilo sınırlaması yok. Duvara tırmanabilir veya zipline yapabilirsiniz :)
Keyifli haftasonları dilerim...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





