19 Mayıs 2016 Perşembe

Köy bulamıyorlarsa Altınköy'e gitsinler

Bugün Ankaralıların yakın bir zamanda tanıştığı Altınköy Açık Hava Müzesine, bir de biz görelim bakalım diyerek gittik. Burası 500 dönüm büyüklüğünde yapma bir köy. 1940, 50lerde Anadolu'nun köylerinde olan ne varsa yapmaya çalışmışlar. İçeride bir şeyler satın alabilmeniz için bol bol dükkanlar var. Taş fırından ekmek, yufka, ahşap oyan amcadan topaç, tahta kaşıklar, bakkaliyeden ev yapımı reçel, zeytin vs ürünleri ve daha fazlasını satın alabilirsiniz . Bunun dışında keçeden eşyalar ve at semeri yapımını görebileceğiniz dükkanlar, bir şeyler yiyip içebileceğiniz dükkanlar var. Tek katlı 2 odalı bir köy okulu da yapmışlar. Burası oldukça büyük bir yer olduğundan ve biz anneannem ve dedemle gittiğimizden her yeri gezemedik ama haritadan baktığım kadarıyla daha bir çok şey var. Üstelik içinde yer alan 3 tane de müze var ama maalesef biz oraları da gezemedik. Başka bir zaman detaylı gezmek için tekrar gideceğiz. Horozlar, ördekler de vardı ama insanlarla bu kadar iç içe olmaları beni rahatsız etti. Tabii ki kendi açımdan değil onların açısından. Çünkü kovalayan korkutan çocuklar vardı. Doğal yaşamlarından uzaklaştırılmışlar yani.
Üstelik şehrin merkezinde olması da ulaşım yönünden bir avantaj. Biz arabayla gittik ama otobüsler de var elbet. Konum olarak Beşikkaya mahallesi diye geçiyor.
Evet özellikle Ankara'da nefes almak için güzel bir yer olmuş. Eksileri elbet vardı ama gidilmeye görülmeye değer bir yer diye düşünüyorum. Fotoğraflarını ekleyeceğim, ayrıca sitesinden de bakıp bir sanal tur yapabilirsiniz. http://www.altinkoy.tc/?page_id=127



1 yorum: