9 Ekim 2018 Salı

Sevgili günlük-üniversite

Bugün itibariyle Akdeniz Üniversitesinde üçüncü haftama başladım. Bu süre nasıl geçti derseniz bolca karın ağrısı bolca heyecan bolca mutlu ama bolca da üzgün an ile geçti.
İlk gün ailem beni yurda yerlestirip gittiğinde henüz tam olarak bir şeyin farkında değildim. Ailemden ayrı vakit geçirmeye alışkın olduğumdan bu ayrılık da onlardan biriymiş sanki bir haftalığına tatile gelmişim gibi hissediyordum. Odamda yalnızdım oturup ağlamadım düşündüm hayal ettim ve buna benzer şeyler yaptım. Saatler ilerledikçe yalnızlık duygusu ağır geldi bir şeyler dank etmeye başladı ve beraberinde güvensizlik duygusu bastı. Herkes yabancıydı ve artık bu şehirde yapayalnızdım. Kitap okumak gibi şeyleri denesem de kafamı veremedim. Hala ağlayamıyordum ama boğazımda bir yumru vardı, bununla beraber karın ağrısı mide bulantısı...
Evet bu süreçte beni en çok zorlayan şey anksiyeteydi. Yaşadığınız her şeyi duble zorlukta yaşadığınızı düşünün. Çünkü sadece duygusal olarak değil bedensel olarak da savaşmak  zorundasınız.
Saatler geçtikçe zorlaşıyordu kafamda bin türlü düşünce vardı (bir tanesi keşke Ankarada okusaydım) ama kendime hep şunu söyledim; dur her şey için çok erken daha bir şey görmedin.
Akşam yemeğinde oldukça keyifsiz ve yalnızdım birilerinin yanına oturmak istesem de kendimde o gücü bulamamıştım dokunsalar ağlayacaktım zaten anksiyetenin sebep olduğu mide bulantısı ile pek bir şey yemek mümkün olmamıştı. Adeta saatleri kovaladım ve ertesi günün güzel geçmesini dileyerek erkenden uyudum. Kalitesiz bir uykunun ardından sabah erkenden uyanıp güzelce hazırlanarak okula gittim. Evet bingo! İlk günüm gayet güzel geçti. Tanışma dersi yaptık kampüsü gezdik ve en önemlisi arkadaş edindim.
Yeni sınıf arkadaşlarımla geçirdiğim vaktin ardından yurda geri döndüm ama kendimi berbat hissetmeye yeniden başlamak anlamına geliyordu bu. Yine aynı duygularla baş ettikten sonra bir an önce sabah olmasını dileyerek uyudum.
Veeee aradan günler haftalar geçti her şey çok daha yoluna girdi ve ben kendimi buraya ait hissetmeye başladım. Daha ilk dersten bölümümü severek okuyacağımı anladım ve 'iyi ki' dedim :)
Hala sıkıntılar ve zorluklar fazlaca var ama burada gerçekten kendimi güçlü hissediyorum. Sorun çözmek ayaklarının üstünde durmak bence harika bir duygu. Arada tökezleyecegimi bilsem de bunu yaptığım için mutluyum. Bu süreçte asla unutmamaniz gereken şey hayat hiçbir zaman aynı gitmiyor. Düşmeler kalkmalar yeniden düşmeler hayat hep böyle. Siz sağlam kalmaya çalışın. En önemlisi kendinize inanın.
Son olarak da su akar yolunu bulur. Sevgiler :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder