Uzun zaman sonra buradayım. Tatil düşündüğümden çok daha yoğun ve hızlı geçince buraya uğramayı unutmuşum. Bugün size tatilim başında gittiğim Akyaka Orman kampından bahsetmeye geldim. Hadi başlayalım!
Bayram tatilinin ikinci günü biz de toparlanıp Akyaka'ya geldik daha önce kamp yapmış olsam da bu benim tam olarak ilk kamp deneyimimdi. Bu yüzden çok fazla kıyaslama şansım olmasa da artılarından ve eksilerinden bahsetmek istiyorum. Biz gittiğimizde elbette bayramda çok kalabalık olduğundan yer olmadığını söyleyerek bizi geri çevirdiler. Fakat aldığımız tavsiyelerin gazıyla buraya girmeye inat ettik ve birkaç görevli ile konuşma sonucunda akşam üzeri tekrar geri çağırıldık. Biraz Akyaka'da vakit geçirdikten sonra akşam üzeri tekrar kampa gittik. Bunun sebebi de çıkma saatini yakalayıp çıkanların yerine girebilmekti. Ve sonuç olarak girdik. Yani siz de böyle şansınızı zorlayabilirsiniz çünkü içerisi çok geniş bir alan illaki yer bulunuyor.
Içeri girdikten sonra alanı dolaşıp uygun bir yer buluyorsunuz ve yakınındaki elektrik panosunun numarasıyla kayıt oluyorsunuz. Çadır başı 40 TL ek olarak kişi başı 5 TL. Kayıt olduktan sonra çadırımızı alana kurduk. Önce denize daha yakın bir alan bulmuştuk ama sonra oranın kalabalıklığı rahatsız edince daha arkalarda güzel bir yer bulduk. Çok daha güzel oldu. Ön taraflar gerçekten insanların dip dibe olduğu yemek kokularının müziklerin karıştığı rahatsız edici bir yerdi. Bu yüzden arka taraflara bir göz atmanızı öneririm çünkü denize aman aman uzak olmuyor. Neyse güzel bir alana çadırımızı kurduk. Tuvalet bulaşıkhane çeşme gibi yerlere yakın olması gölge olması bakımından baya güzeldi. Sonrasında bir keşif yapalım diyerek denize doğru gittik. İlk gün girdiğimiz yer minicik gizli bir koy gibiydi görüntü olarak muhteşemdi suyun sakinliği de güzeldi ama buz gibiydi. Ikinci gün üçüncü gün dördüncü gün derken kampın diğer alanları ve kamp dışındaki yerleri de deneyimleyerek her gün farklı bir yerde denize girdik. Kampın içinde girilecek bir kaç yer var eğer özellikle çocuklu veya belli bir yaşın üstündeyseniz daha sol ve aşağıda kalan tesisin oradan girmenizi öneririm çünkü orası daha düz ayak. Diğer yerlere inip çıkmak biraz zor olabiliyor. Yine de tam olarak bir plaj yok kamp içinde. Suyun sıcaklığı da Akyaka sahiline doğru gittikçe biraz daha ısınsa da genel olarak oldukça soğuk.
Akyaka dışında Akbük, Selimiye, Aktur gibi yerlere gittik.
Selimiye'nin denizi en güzeliydi 💜
Boncuk koyuna gitmeye niyet etsek de sahili kaplayan işletme ve fahiş fiyatlar yüzünden vazgeçtik.
Kampa dönecek olursak imkan olarak pek fazla bir şey yok. Ortak mutfak yok kendi tüp veya ocağınızı götürmek zorundasınız. Duş soğuk ve yetersiz. Buzdolabı kiralayabiliyorsunuz fakat sayısı yetersiz (biz alamadık). Uzatma ile elektrik çekebiliyorsunuz, tuvalet temizliği iyi değil sabun ve peçete yok. Köpeklerin sürekli havlaması çok rahatsız edici. Park yeri sorunu yok. Hava ise epey serindi geceleri donduk hazırlıklı gitmenizi öneririm.
Akyakada geceler de oldukça keyifli kamp dışından arabayla gidebileceğiniz gibi kamp içinden de çarşıya geçiş var. Kafeler, çeşitli restaurantlar, barlar mevcut. Fiyatlar normal denebilir. En büyük avantajı her ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz market kasap gibi yerlerin yakın olması.
Kısaca benim kamp deneyimim böyleydi. Bir daha asla gitmem dediğim bir yer değil fakat daha iyileri olduğuna eminim ve farklı yerleri deneyeceğim. Her şeye rağmen kamp hayatını ve doğanın içinde uyanmayı sevdim. Herkese bol yeşilli günler dilerim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder