Eskiden doğum günüm için o kadar çok heyecanlanır ve beklentiye girerdim ki üzülmemek için bastırmaya uğraşırdım, şimdi ise heyecanlı hissetmek için çabalıyorum adeta eski ben'e dönmek için. Heyecanımı kaybetmek üzüyor çünkü beni. Fakat elbet farkındayım ki bu büyümenin bir parçası. Ama neden büyürken yitiriyoruz güzel heyecanları? Nerede okumuştum hatırlamıyorum ama etkisi hala bende olan bir söz: 'Biz istemesek de bazı şeyler kayıp gidiyor hayatımızdan. Bizden de gidiyor. O zamanlar sahip olduğum heyecanları bugün duymama imkan yok. Yitirdiğimiz her şeyle bir yanımız kararıyor. Her gün bir tuğlası düşüyor ömrümüzün.'.
Büyürken bir şeyleri yitiriyoruz doğru ama kazandığımız şeylerin hazzı da paha biçilemez. Benim için en özel yaş oldu 20. Farkındalığımın çok arttığı, iç huzurumun çoğaldığı, başardığım şeylerin zevkini ve gururunu yaşadığım, ilerlemekten en keyif aldığım yaşlardan biri. Hem de Covid ile girmişken 20 yaşıma. Demek ki zaman ve mekan önemli değil. Önemli olan iç görü. Nerede nasıl olduğu yalnız senin için önemli olmalı. Yalnız senin için doğru zaman demek ki kimseyi ve hiçbir şeyi ilgilendirmeden.
Umarım bu yaşım ve bundan sonraki yaşlarım hep üstüne koyarak gittiğim her sene en özel yaşım dediğim yaşlar olur. Hep yaş almaktan keyif alarak. Geleni olduğu gibi kabul etmeyi biraz daha öğrenerek...
Kendime sevgiyle.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder